Springen naar inhoud


- - - - -

Gurbette yasayan Turk gencliginin gelecegine dair.. Turkcemizin onemi


  • Please log in to reply
Er zijn 17 reacties in dit onderwerp

#1 Avni

Avni
  • Leden
  • 13 berichten

Geplaatst op 20 september 2011 - 05:29

Bu gunlerde sayin Abdullah Gul esi Hayrunnisa hanim ile birlikte Almanyaya bir ziyarette bulunuyor.
Almanyaya ve aslinda tum avrupaya maddi imkansizliktan dolayi calismaya gelen biz gurbetcilerin 50nci yildonumunun kutlamalarini kapsiyor bu ziyaret.

Cok ilginctir... Arastirmacilar yurt disinda yasayan bir azinligin 5 nesil sonra hakim kulture tamamen asimile olup ayak uydurdugunu savunuyor. Hollandada yasayan Turkler ise su andaki haliyle 4. nesile hamile. Bu iki nesil sonra, yani asagi yukari 2050 senesinde bizlerin tamamen asimile olacagi anlamina mi geliyor???

Yazimizin devamini daha iyi kavrayabilmek icin bir kac tabiri aciklamanin faidesi var.
Birden fazla kulturun uzun bir zaman diliminde iletisim halinde olmasina akkulturasyon (acculturatie) ismi veriliyor. Bu akkulturasyon gurbetci acisindan 4 farkli gelismeyi beraberinde getirebiliyor. Gurbetci zamanla hakim kulture kayitsiz sartsiz ayak uydurup asimile oluyor (asimilasyon), gurbetci sirf kendi kulturunu ve dinini benimseyip hakim kulturu ret ediyor (separasyon) veya gurbetci iki kultur arasinda bocalayip ikisinede ayak uyduramiyor.. iki arada bir derede kaliyor (marjinalizasyon).
4ncu ve son opsiyon ise entegrasyon, suphesiz cok duyulan bir tabir. Entegrasyonun asil manasi kendi kultur ve dininden taviz vermeden hakim kulture ayak uydurmak.

Arastirmalar, basarili entegrasyonun yabanci bir ulkede yasayan azinlik icin en iyi neticeler meydana getirdigi ve bu azinligin daha mutlu oldugu dogrultusunda sonuclar acikliyor.
Mutlu bir Turk nesli icin basarili entegrasyon sart, dolayisiyla Turk kulturunun ve dininin korunmasi sart ve Hollandaya ayak uydurulmasi sart. Bu somut olarak (dil bakimindan) Turkcenin ve Hollandacanin iyi kullanilmasi anlamina geliyor. Hollandada yasayan son Turk neslinin Turkce diline ne derecede hakim olduguna baktigimizda ise korkutan ve ayni zamanda aci veren bir tabloyla karsilasiriyoruz. Oalt in (ilk okulda yabanci dillerde egitim) 2004den bilitibar kaldirilmasi suphesiz bu aci tabloya etki yapan faktorlerden birtanesi.

Dil bir toplumun ruh aynasidir, sah damaridir. Dilinden mahrum bir toplum yok olmaya ve cogunlugun (hakim kulturun) arasinda erimeye mahkumdur, Kendi benligini korumayan bir toplum huzursuz bir toplumdur ayni zamanda.
Fasli gencligin ibretlik durumunun altinda yatan en buyuk sebep kendi dillerinde bir kitabi acip okuyamadiklaridir. Hollanda da yasayan faslilarin buyuk bir cogunlugu berberdir ve berberlerin yazisi yoktur. Fasli genclerin iki kultur arasinda bocalamasi (marjinalizasyon) veya Hollandalilara karsi asiri kin gutmesi (separasyon) nin sebeplerinden birtanesi kendi kulturlerini yeterince arastirip anlayamadiklaridir.

Turk toplumu olarak asagi yukari elli senedir Hollandada yasiyoruz. Dedelerimizin gibi bizler burada ayak isleriyle meskul degiliz. Buranin yerlisi olmusuz artik. Egitim gorup kariyer yapmak ust duzey mevkilerde gorev yapma hayalleriyle hayata devam ediyoruz belkide. Fakat, kariyer yapacagiz derken sah damarimizi, ruh aynamizi ihmal etmeyelim. Cocuklarimizin kulturlerlerini ve dinlerini ogrenmelerine anahtar olan Turkceyle bagini kesmeyelim. Turkceyi evvela biz en iyi derecede ogrenip, gerekirse ders alip, cocuklarimizinda ders almalarini saglayalim.
Dunyanin dort bir yaninda Turkce ogreten egitim merkezleri acilirken bizler Turkceyi unutabilirmiyiz? Bu yakisik olurmu?

Netice olarak sunlar soylenebilir, 2050 yilinda Hollandada Turklerin tamamen asimile olup olmayacagi Turkce dilinin konusulmasina ve ogretilmesine bagli. Asimile tehlikesi kapinin agzinda. Gereken tedbirler alinirsa entegrasyon yolunda guzel adimlar atilabilir. Ebeveynlere ve ozellikle biz genclere buyuk gorevler dusmekte diyorum...

Ayni derdi dert edinen arkadaslar vardir mutlaka.. bu arkadaslar benimle pm yoluyla irtibat kurabilirler..

#2 Dil-dade

Dil-dade

    ..çobane..

  • Leden
  • 863 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)
  • Interests:..kara koyun..
  • Opleiding/Beroep: Tax Law and Theology

Geplaatst op 21 september 2011 - 09:50

Guzel yazmissin arkadasim. Bizi biz yapan dinimiz, dilimiz, kulturumuz, edebiyatimizdir. Bende suan Hollandada yasayan Turklerin Turkce diliyle ilgili academic research'de yer aliyorum. Sonucu gercekten cok merak ediyorum. Arastirmamiz bittiginde ve yayinlandiginda sizede haber ederim ins!

Ozumuzu unutmayalim, unutturmayalim insallah. Hatirlatalim ve ogretelim!
Kainatın garib yolcu çobanıyım..
çıktım yola köyüme varır mıyım?
tepe, yayla, ayak bastığım tarla..
sana misafirim ebedi kalır mıyım?

Copyright D.

#3 Turkmeneli

Turkmeneli

    IraqiTurkmen

  • Evenement Poster
  • 1826 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 21 september 2011 - 21:21

Helal olsun! Cok guzel anlamli bir yazi olmus, sanirim sosyolog okuyorsun?
Bu konuyu arkadaslarla herzaman dile getirdik, hatta yuksek mevkilerde olan ablalarimiza, agabeylerimize dertlerimizi beyan ettik...
Turkce dilini okullarda tekrar verilmesi icin hareketler var, ama malesef haberleri senede bir kere geliyor.
Bu konu hakkinda bizim ne gibi yardimimiz dokunabilinir?
Paylasimlarinin devamini bekliyoruz

Unutulmus Türk menem


#4 Avni

Avni
  • Leden
  • 13 berichten

Geplaatst op 27 september 2011 - 17:14

Turkmeneli kusura bakma epey gecikti cevabim. Psikoloji okuyorum ben. cocuk ve genclik piskolojisi.
Ne gibi yardimim dokunur demissin. Bu hususu dert edinen ogrenci arkadaslarla bir heyet kurma dusuncesi
olustu bende. Bu heyetle Turk kamuoyuna bu hususta duydugumuz tasayi duyuralim diyorum. Mutlaka ses getirecektir..
Ne dersin?

#5 Turkmeneli

Turkmeneli

    IraqiTurkmen

  • Evenement Poster
  • 1826 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 27 september 2011 - 17:26

Harika olur derim

Unutulmus Türk menem


#6 pepuk

pepuk

    | f a r ı m a z |

  • Leden
  • 3754 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Locatie:beri köy

Geplaatst op 27 september 2011 - 17:45

Yazı güzel, meselenin özü de zaten bu tesbiti yapıp, hemen ardından harekete geçirebilecek bir girişimdir. Yoksa evet, aynı tesbiti farklı farklı araştırmacılar da yapıyor. Mesela suç işleyip jeugddetentiede olan gençler arasında yapılan araştırmalarda öne çıkan ve benim gözümde en önemli tesbit olan şudur ki, kendi kültürünü bırakıp Hollanda kültürüne asimile olan gençler arasında suç oranının daha yüksek olmasıdır. Kendi kimliğine sahip çıkan gençler arasındaki suç oranı ise önemli bir ölçüde bundan düşüktür. Bu araştırmanın sonuçları da devletin şu ana kadar izlediği politikayla tezat içerisine düştüğünden kullanılmıyor, kullanılması engelleniyor.
Bunlar bir tarafa evet, kimliği hıfzetmek için dil önemlidir. Fakat sadece okullarda dil eğitimi ile hallolacak mesele değil bu. Ailelere de bu hususta çok büyük pay düşüyor. Kendi kültürel gelişimleri ve birikimleri yetersiz olan ailelerden ise bu bilinci beklemek zorluk yaratıyor. Onun için anahtar mesele gençliktir, onların bilinçlenmesiyle yeni nesillerin bilinçlenmesi elde edilir. Lakin benim yaptığım gibi teorik düşüncelerle değil, pratik olarak icraatla bu bilince ulaşılması ise çok daha farklı ve çok daha önemli bir husustur..

bir derdim var bin dermana değişmem..

taş olsaydım erirdim
toprak idim dayandım


#7 Avni

Avni
  • Leden
  • 13 berichten

Geplaatst op 27 september 2011 - 21:48

Turkmeneli oneriyi begenmen guzel. Pepuk harekete gecmek gerektigi ve gencligin bu hususta anahtar oldugu konusunda sana tamamen hak veriyorum. O halde biz genclik olarak harekete gecmemiz gerekiyor.
Arkadaslar soyle bir dusunce olustu bende, bilmiyorum ne dersiniz. Bu yaziyi ben gozden gecirdim ve birtakim ilaveler yaparak
biraz daha actim. Bu yaziyi diyorum ki bu heyetle tekrar gozden gecirip her birerimizin imzasiyla Hollandadaki Turk medyasinda yayinlayalim. Ilk aktivitemiz bu olsun. Buyuk olasilikla epey ses getirecektir.
Heyet yavas yavas olusmakta. Katilmak isterseniz bana mail adresinizi pm olarak gonderin ki iletisim halinde olalim.

#8 Avni

Avni
  • Leden
  • 13 berichten

Geplaatst op 28 september 2011 - 00:11

Makalenin gozden gecirilmis, yer yer ilave yapilmis halinide paylasiyorum..




Gurbette yaşayan Türklerin geleceğine dair...  Türkçemizin önemi.

Geçtiğimiz haftalarda sayın Abdullah Gül eşi Hayrunnisa hanım ile birlikte Almanyaya bir ziyarette bulundu. Almanyaya ve aslında tüm Avrupaya maddi imkansizliktan dolayi çalışmaya gelen biz gurbetçilerin 50. yıldönümünün kutlamalarını kapsıyordu bu ziyaret.

Çok ilginçtir... Araştırmacılar yurt dışında yasayan bir azınlığın 5 nesil sonra hakim kültüre tamamen asimile olup ayak uydurduğunu savunuyor. Hollandada yaşayan Türkler ise şu andaki haliyle 4. nesile hamile. Bu iki nesil sonra, yani aşağı yukarı 2050 senesinde bizlerin tamamen asimile olacağı anlamına mı geliyor???

Yazımızın devamını daha iyi kavrayabilmek için bir kaç tabiri açıklamanın faidesi var.Birden fazla kültürün uzun bir zaman diliminde iletişim halinde olmasına akültürasyon (acculturatie) ismi veriliyor. Bu akültürasyon gurbetçi açısından 4 farklı gelişmeyi beraberinde getirebiliyor. Gurbetçi zamanla hakim  kültüre kayıtsız şartsız ayak uydurup asimile oluyor (asimilasyon), gurbetçi sırf kendi kültürünü ve dinini benimseyip hakim kültürü ret ediyor (separasyon) veya gurbetçi iki kültür arasında bocalayıp ikisinede ayak uyduramıyor, iki arada bir derede kalıyor (marjinalizasyon). 4. ve son opsiyon ise entegrasyon, şüphesiz çok duyulan bir tabir. Entegrasyonun asıl manası ise kendi kültür ve dininden taviz vermeden hakim kültüre ayak uydurmak.

Araştırmalar, başarılı entegrasyonun yabancı bir ülkede yaşayan azınlık için en iyi neticeler meydana getirdiği ve iyi entegre olan bir azınlığın daha mutlu olduğu doğrultusunda sonuçlar açıklıyor. Kendi kültürünün ve hakim kültürün dinini, tarihini, geleneklerini, göreneklerini ve dilini iyi bilen bir gençliğin daha yüksek özgüveni olduğu, psikolojik davranış sorunlarının bu grup içerisinde nisbeten daha az görüldüğü azınlıklara yönelik araştırmaların diğer sonuçları.

Huzurlu bir Türk nesli için başarılı entegrasyon şart, dolayısıyla Türk kültürünün  ve dininin korunması ve Hollandaya ayak uydurulması şart. Bu somut olarak (dil bakımından) Türkçenin ve Hollandacanın iyi kullanılması anlamına geliyor. Hollandada yaşayan son Türk neslinin Türkçe diline ne derecede hakim olduğuna baktığımızda ise korkutan ve aynı zamanda acı veren bir tabloyla karşılaşıyoruz. Oalt ın (ilk okulda yabancı dillerde eğitim) 2004 den bilitibar kaldırılması şüphesiz bu acı tabloya etki yapan faktörlerden birtanesi.

Dil bir toplumun ruh aynasıdır, şah damarıdır. Dilinden mahrum bir toplum yok olmaya ve coğunluğun arasında erimeye mahkumdur.  Dilinden ödün veren toplum kültüründen, dininden, ananesinden, tarihinden ve geleceğinden, zımnen kimliğinden ve benliğinden taviz vermiş olur. Kimliğini korumayan bir toplum ise özgüveni olmayan, psikoljik sorunlarla boğuşan huzursuz bir toplumdur.

Faslı gençliğin ibretlik durumunun altında yatan en büyük sebep, kendi dillerinde bir kitabı açıp okuyamadıklarıdır. Hollanda da yaşayan Faslıların büyük bir coğunluğu Berberdir ve Berberlerin yazısı yoktur. Faslı gençlerin iki kültür arasinda bocalamalarının (marjinalizasyon), Hollandalılara karşı aşırı kin gütmelerinin (separasyon) ve davranış bozukluklarının sebeplerinden birtanesi kendi kültürlerini yeterince araştıramayıp anlayamadıklaridir. Bu yüzden büyük coğunluğu Hollandacayı iyi konuştukları halde kendi dillerini bilmemektedir.

Türk toplumu olarak takriben elli senedir Hollandada yaşıyoruz. Dedelerimiz gibi bizler burada ayak işleriyle meşkul değiliz. Buranin yerlisi olmuşuz artık. Eğitim görüp kariyer yapmak üst düzey mevkilerde görev yapma hayalleriyle hayata devam ediyoruz belkide. Fakat, kariyer yapacağiz derken şah damarımızı, ruh aynamızı ihmal etmeyelim. Çocuklarımızın kültürlerlerini ve dinlerini öğrenmelerine anahtar olan Türkçeyle bağını kesmeyelim. Türkçeyi evvela biz en iyi derecede oğrenip, gerekirse ders alıp, çocuklarımızında ders almalarını sağlayalım. Dünyanin dört bir yanında Türkçe öğreten eğitim merkezleri açılırken bizler Türkçeyi unutabilirmiyiz? Bu yakışık alır mı?

Netice olarak şunlar söylenebilir, 2050 yılında Hollandada Türklerin tamamen asimile olup olmayacağı Türkçe dilinin konuşulmasına ve öğretilmesine bağlı. Kanımca asimilasyon ile beraber marjinalizasyonda büyük tehlike arz ediyor. Gereken tedbirler alınırsa entegrasyon yolunda güzel adımlar atılabilir. Ebeveynlere, eğitimcilere, sivil toplum örgütlerine ve özellikle biz gençlere büyük görevler düşmekte diyorum...

Kaynaklar:
Geel, M. van, (2009). Acculturation, adaptation and multiculturalism among immigrant adolescents in junior vocational education.  Doctoral thesis. Leiden University.
Knipscheer, J., Kleber, R. (2005). Psychologie en de multiculturele samenleving. Amsterdam. Boom Lemma Uitgevers.

#9 pepuk

pepuk

    | f a r ı m a z |

  • Leden
  • 3754 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Locatie:beri köy

Geplaatst op 28 september 2011 - 23:56

Kullandığın 4 terim (entegrasyon vs) Berry'nin terimleri olsa gerek? Kaynak olarak bildirebilirsin dilersen. Ne kadar fazla kaynak kullanırsan, o kadar 'bi dergide okumuştum bunu' havasını engellemiş olursun..
Daha önce bahsini ettiğim araştırma Nicis İnstitute tarafından Hollanda'da yaptırılmış bir araştırma. Bahsini ettiğim kısım da aşağıdaki:

Citeren

De grote verschillen in oriëntatie op Nederlanders tussen Marokkaanse jongens in preventieve
hechtenis (en hun ouders) en Marokkaanse jongens uit de algemene bevolking wijzen er op dat dit
een factor van belang is: Marokkaanse jongens in preventieve hechtenis en hun ouders waren aan-
zienlijk sterker georiënteerd op Nederlanders dan Marokkaanse jongens en hun ouders uit de alge-
mene bevolking.

Araştırmanın tam metnine ulaşabileceğin link: http://www.uu.nl/Sit...eemjongeren.pdf

Bu araştırma sonucunu general strain theory ışığında değerlendirebilir, konuya biraz daha fazla bilimsel bir açıklama katabilirsin dilersen. Başarılar dilerim..

Veranderd door pepuk, 28 september 2011 - 23:58

bir derdim var bin dermana değişmem..

taş olsaydım erirdim
toprak idim dayandım


#10 Avni

Avni
  • Leden
  • 13 berichten

Geplaatst op 29 september 2011 - 01:24

Pepuk, klopt de termen zijn van Berry.. Makale akademik bir dergide yayinlanmayacagi icin ve Berrynin bu tabirleri
her iki kaynakta gectigi icin 2 den fazla kaynak gostermeyim dedim.. Zaten Turkce dergilerde kaynak gostermek cokta olagan bir goruntu degil.. Ama belkide gostermek gerek dedigin gibi .. sonuc itibariyle su-i imsal, misal teskil etmez..

NIcisin arastirmasi ve strain theory biraz daha kriminoliye kayiyor.. ama makalenin msjini guclendirmek icin kullanilabilir dedigin gibi. Tesekkur ediyorum destegin icin..

Ayrica.. tekrar soyluyorum.. kaliteli arkadaslara ihtiyacim var bu onemli msji duyurmak icin.. corbada tuzum olsun diyorsan.. iletisim halinde olalim derim..

#11 üfürükçü

üfürükçü

    Ismail abi

  • Leden
  • 5822 berichten
  • Geslacht:Man
  • Opleiding/Beroep: malumatfuruşluk

Geplaatst op 03 oktober 2011 - 01:31

Turkce icin el ele insiyatifini yeniden canlandirma yapabilirsiniz, yeni birsey baslatmak yerine daha yararli olur.

Bu konu uzere kafa yormak gerekir, haklisin.

Okumus yazmis belirli kariyer yapmis Turklerde mevcut lisan nasil bir lisan? Kullandigimiz dil ne kadar bizim dilimiz ? Türk toplumu ?  toplum nedir ? Entegrasyon ? Sekulerlesme ? Demokrasi? filan uzar gider bunlar.

Almanya'daki bazi Türklerin buradaki Faslilardan geri kalir yerleri yok, kaldiki bizimde Berberilerimiz var, bir çok etnik gruplar mevcut, Çerkes, Kürt, Abhaz, Laz vs.
Onlar tipki Berberiler gibi yazili yolla ogrenmiyorlar anadillerini. Yani bu kisaca anlattiginiz mevzunun bu kadar basit olacagini dusunemiyorum.

Yoldan cikan genclerin problemleri ahlak, o okulda ogretilmiyor. Bu adamlar 40 yildir dille "adam" (kasid makinelerinin dislilerini donderecek alisilmis caresizlige yakalanmis genc nesil) ederiz dusuncesiyle ugrasip durdular, basarili bulduklari adamlar adammi? Basarisiz bulduklari adamlar adammi? Mesele donup dolasip "basari" ve "adam" olmaktan neyin anlasildigina dayaniyor.

Namusuyla 3 kurus para kazanan 3uncu nesil bir Turk evladi bu memlekette hor gorulecekse, 2 master yapmis diplomali fiyakali evi isi olan birisinin namussuz ve ahlaksiz hayat tarzi ve yasantisi basari olarak gorulup kutsanacaksa, sakatlik nerede baslar?

Geveliyorlar geveliyorlar, donup dolasip gelecekleri yer Ahlak olacak. Berberiymis, Ugandaliymis, Somaliliymis, Hollandaliymis, hepsi lafu guzaf. Yabancilar gelmeden once katoliklere ayni gozle bakip ayni bilincle "arastirmalar" yapip ayni o tepeden inme genelleyici dar goruslulukle kendilerince cozumler uretiyorlardi. Katolikleri adam etme adina Katolik universiteleri kurdular, koca koca binalar, muesseseler, geldikleri son nokta? Ahlak?

Veranderd door üfürükçü, 03 oktober 2011 - 01:33

Gemiler batar mı ki ?

#12 Avni

Avni
  • Leden
  • 13 berichten

Geplaatst op 10 oktober 2011 - 00:15

Ufurukcu kardes. Ahlak cokuntusu hususunda haklisin, katilirim.
Bence ahlak cokuntusude makaledeki msjla nisbeten ortusuyor. Bir ornekle aciklamaya calisayim.
Turk kulturu kapisindan girmek isteyenin dil anahtari olmasi sart. Turkce dilinden mahrum
bir genclik Yunus Emre, Hz. Mevlana ve Haci bektasi veli gibi zatlarin genis hazinesinden mahrum kalir.
Bu sevgi erleri ki, ahlak namina butun insanligin elinden ve dilinden selamette oldugu, sovene dilsiz dovene
elsiz ahlak erleri yetistirmek icin hayatlarini feda etmisler.
Ahlak cokuntusu globallesen materyalizmle yayilmakta. Bizlerin bu cokuntuye kurban gitmemesi icin evvela kendi
kultur ve dinimizi en ince ayrintilariyla bilip ayni zamanda Hollandanin bir cok hususta materyalist Amerikan
kulturunden olusan kulturunun iyi ve kotu yanlarini bilmemiz gerekmezmi? ki basarili entegre olabilelim?
Ne dersin?

#13 üfürükçü

üfürükçü

    Ismail abi

  • Leden
  • 5822 berichten
  • Geslacht:Man
  • Opleiding/Beroep: malumatfuruşluk

Geplaatst op 11 oktober 2011 - 10:35

"Basarili entegre"  ?!

Sayin kardesim, ben seni bilmiyorum, suclayici kelimelerde kullanmak istemiyorum, fakat kullandigin terimler, mefhumlar hicte bizim mefhumlarimiz degil. Basarili entegre ne demektir yahu? Kültür??? Üstelik "kendi kültürümüz" ???! "globallesen" vs. vs.

isimiz okulda türkçe ogretmek kadar basit olsaydi keske. Bizler ancak 800 kelime bilen saksaganlardan 2000 ve uzeri kelime bilen papaganlar yetistirebiliriz. Kara cahil yerine okumus cahiller egitiriz. Sonrasi?

Biz kendi mefhumlarimizi kullanmayip papagan gibi baskalarinin soylemlerinin sancaktarligini yaparsak, bir cacik olmaz.

Allah bizim yardimcimiz olsun.
Gemiler batar mı ki ?

#14 Avni

Avni
  • Leden
  • 13 berichten

Geplaatst op 15 oktober 2011 - 00:25

Sana katilamiycam be dost...

#15 üfürükçü

üfürükçü

    Ismail abi

  • Leden
  • 5822 berichten
  • Geslacht:Man
  • Opleiding/Beroep: malumatfuruşluk

Geplaatst op 15 oktober 2011 - 06:12

Biz kendimizi suurlu zannediyoruz, egitimli varlikli insanlariz,fakat bizim gunluk yasamimizda cok sakatliklar var, zira boyle gelmisiz, bilmedigimizi bilmiyoruz, bilgiclik tasliyoruz.

Cocuklarimiz sütü supermarketten alinan bir beyaz icecek biliyor, biraz okumus yazmis annesi babasi varsa onun pekala inekten elde edildigini biliyor. Ve fakat hala Allah'la irtibatlandiramiyor, ustelik biraz akademik egitimin ucundan uc bes kelime karaladiysa uzun sure bunu kendi hazmedemiyor, zira process management, biyo endustri filan gibi suslu kelimelerle ifade edilen kavramlari bosami ogrendi?

Neticemiz ortada, hepimize gecmis olsun.

Veranderd door üfürükçü, 15 oktober 2011 - 06:14

Gemiler batar mı ki ?




0 gebruiker(s) lezen dit onderwerp

0 members, 0 guests, 0 anonymous users