Springen naar inhoud


Güzel Şiirler | 4


  • Please log in to reply
Er zijn 1214 reacties in dit onderwerp

#31 Yikilmaz

Yikilmaz

    bana bir sey olmaz deme Keni

  • Leden
  • 10942 berichten
  • Geslacht:Man
  • Opleiding/Beroep: İstanbul’un imamı

Geplaatst op 28 oktober 2008 - 17:49

Esenlik Bildirisi

Bir şehrin urgan satilan çarşilari kenevir
kandil geceleri bir şehrin buhur kokmuyorsa
yagmurdan sonra sokaklar ortadan kalkmiyorsa
o şehirden öcalmanin vakti gelmiş demektir

Duygular paketlenmiş, tecime elverişli
gövdede gökyüzünü kişkirtan şiir sahtedir
gazeteler tutuklamiş dünya kelimesini
o dünyadan, o şiirden öcalmali demektir

Ölüm gelir, ölüm duygusuna karşi saygisiz
ve zekâ babacan tavriyla tiksinti verir
söz yavan, kardeşlik şarkilari gayetle tikiz
öcalinmazsa çocuklar bile birden büyüyebilir

Yargi kesin: Aci duymak ruhun fiyakasidir
kin, susturur insani; adina çidam denir
susulunca tutulan çetele simsiyahtir
o siyah öcalmakcasina gür ve bereketlidir

Vandal yürek! Görün ki alkişlanasin
ez bütün çiçekleri kendine canavar dedir
haksizlik et, haksiz oldugun anlaşilsin
yaşamak bir sanri degilse öcalinmak gerektir.

(1973)
  
İsmet Özel


#32 Iqra

Iqra

    Piano and I

  • Forum Moderator
  • 12283 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 28 oktober 2008 - 19:54

Bir kuş uçuyor

Bir kuş uçuyor havada nisbet yaparcasına
Aldırmıyor kimseye gidiyor yolu bilircesine
Kimseye muhtacı yok, hep aynı yüz ifadesiyle
Geziyor beni kıskandırırcasına

Keşke bir kuş kadar hür olabilseydim
Canım sıkılınca kıta kıta gezebilseydim
Onlar gibi dertsiz olabilseydim
Dünyalar benim olurdu
  
Caner Yücel

***

Mevsim Sonbahar

Ayrılıkların başladığı hüzün mevsiminde
Bulutlar bile gözyaşlarını tutamayıp ağlar gökyüzünde
İçimiz sıkılır,pek dışarı çıkmayız otururuz karınca gibi yuvamızda
Evde ise bir telaş vardır temizlik yapılır odalarda

Ülkemizde tadı bambaşkadır güzün
Biraz yoruluruz ama buna değer; kelimelerle anlatılamaz
Kifayetsiz kalır anlamı yoktur sözün
Yerlerdeki sarı sarı yapraklar, bereketli o yağmurlar,güneş’in sıcaklığı...
  
Caner Yücel

#33 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 29 oktober 2008 - 23:18

Umarim bir gün yanildigini anlarsin!
Benden bu kadar!


*****************************************

Yalnızlık

I
Yalniz kaldınız sanırsınız,
Biliyorum.
Yalnız bırakılmışsınız,
Biliyorum.
Ötesi yok.

II
Ötesi var:
Yalnızlık
Müziğin bile seni dinlemesidir.
Yalnızlık
İnsanın kendine mektup yazması
Ve dönüp-dönüp onu okuması
Yalnızlığın da ötesidir.

Özdemir Asaf


Geplaatste afbeelding


Hayatin Öteki Yüzü

Anlatmaya çalişir
Anlatamazsin ya hani
esir alir kelimeler
Yazmaya oturur
Yazamazsin ya hani
Bulunmaz kalemler
Aglamaya durur
Aglayamazsin ya hani
Tükenir gözyaşi
Gitmek ister
Gidemezsin ya hani
Biter yollar
Özlem tutar
Özleyemezsin ya hani
Yiter sevgili
Ölmeye yatar
Ölemezsin ya hani
Bekler vakit
Ölüm gelir
Itiraz etmeden
Gidersin ya hani...

M. Gülderen Şancı


Veranderd door Pandora, 29 oktober 2008 - 23:19

Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#34 TurkishFist

TurkishFist
  • Leden
  • 16992 berichten

Geplaatst op 30 oktober 2008 - 00:01

yoldaşlar, ölürsem o günden önce yani,
-öyle gibi de görünüyor-

Geplaatste afbeelding

anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni
ve de uyarına gelirse,
tepemde bir de çınar olursa
taş maş da istemez hani...



N. Hikmet

Veranderd door TurkishFist, 30 oktober 2008 - 00:03

Medeniyet dediğin kapatmaksa bedeni; Denizdeki midyeler bizden daha medeni

#35 uzman

uzman
  • Leden
  • 1448 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 30 oktober 2008 - 13:02

Başım Belada

Bugün, düşünemeyeceğin kadar
Başım belada!
Köşe başları tutulmuş,
Üstelik yağmur yağmada...
İler-tutar yanı yok!
Fişlenmişim, adım-eşkalim bilinmekte.
Üstelik, göğsümde, yani tam şuramda,
Kirli sakalıyla
Bir eşkıya gezinmekte...

Başım belada!
Adamın biri vurulmuş sokakta,
Cebinde adresim bulunmuş...
Başım belada!
Tabancamı unutmuşum helada.
Nerden baksan tutarsızlık,
Nerden baksan ahmakça!

Sevdim seni inanamayacağın kadar
Sevdim seni esmer kız...
Kirpiklerimde çırpınan
Şu tuzlu gözyaşımda
İhanetin adın yok!
Neylersin ki çember daralmakta...
Şimdilik hoşçakal yaban çiçeğim.
Yasal mermisiyle,
Bir komiser yaklaşmakta...

Başım belada!
Üzerime kan sıçramış doğarken.
Uykularım yarıda kalmış.
Başım belada!
Senelerce kuralsız yaşamışım,
Nere gitsem çaresi yok,
Nere gitsem yanmışım...

Kaynak: Gözleri İntihar Mavi
Yusuf Hayaloğlu

#36 MURAD

MURAD
  • Banned
  • 5026 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 30 oktober 2008 - 23:47

http://fr.youtube.co...feature=related

http://fr.youtube.co...feature=related
GENC TÜRK'LER GICIK KAPTI GAARi .
tayyip ananida al git

Geplaatste afbeelding

#37 uzman

uzman
  • Leden
  • 1448 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 31 oktober 2008 - 16:24

Şiire Dair

Şiir bir cennet bahçesi
Girmeyene anlatılmaz.
Cennet nedir, bahçe nasıl?
Görmeyene anlatılmaz.

Şair gülü, şükür gülü
Yaprak yaprak dokur gülü
Her mısradan fikir gülü
Dermeyene anlatılmaz.

İne gönül, kalka gönül
Hep doğruya baka gönül
Hak vergisi... Hakk’a gönül
Vermeyene anlatılmaz.

Şiir toprak kokusudur
Şiir damla damla sudur
Ermişlerin duygusudur
Ermeyene anlatılmaz.

Şairler sultanı Yunus
Her sözü yüz defa yumuş
Aşk bağına dergâh kurmuş
Varmayana anlatılmaz.


Abdurrahim Karakoç

#38 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 31 oktober 2008 - 17:21

Apologia
by Oscar Wilde

Is it thy will that I should wax and wane,
Barter my cloth of gold for hodden grey,
And at thy pleasure weave that web of pain
Whose brightest threads are each a wasted day?

Is it thy will - Love that I love so well -
That my Soul's House should be a tortured spot
Wherein, like evil paramours, must dwell
The quenchless flame, the worm that dieth not?

Nay, if it be thy will I shall endure,
And sell ambition at the common mart,
And let dull failure be my vestiture,
And sorrow dig its grave within my heart.

Perchance it may be better so - at least
I have not made my heart a heart of stone,
Nor starved my boyhood of its goodly feast,
Nor walked where Beauty is a thing unknown.

Many a man hath done so; sought to fence
In straitened bonds the soul that should be free,
Trodden the dusty road of common sense,
While all the forest sang of liberty,

Not marking how the spotted hawk in flight
Passed on wide pinion through the lofty air,
To where some steep untrodden mountain height
Caught the last tresses of the Sun God's hair.

Or how the little flower he trod upon,
The daisy, that white-feathered shield of gold,
Followed with wistful eyes the wandering sun
Content if once its leaves were aureoled.

But surely it is something to have been
The best beloved for a little while,
To have walked hand in hand with Love, and seen
His purple wings flit once across thy smile.

Ay! though the gorged asp of passion feed
On my boy's heart, yet have I burst the bars,
Stood face to face with Beauty, known indeed
The Love which moves the Sun and all the stars!


Geplaatste afbeelding


Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#39 KainatIn_sIrlarI

KainatIn_sIrlarI
  • V.i.p.
  • 3409 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Interests:din ve egitim
  • Opleiding/Beroep: Law...

Geplaatst op 31 oktober 2008 - 23:57

Su Gibisin Hayat

Hayat bir su gibisin
Geçiyorsun farkında olmadan
Yapraklar sarardı gözyaşları kurudu hayat ağacımız bizimle yaşıyor
Hayat ne yaptın bana
İçine düştüm sanki bocalayan bir muhabbet kuşuyum
Bazen mutlu bazen huzursuz bu yaşam geçiyor yıllar bir akarsu gibi çağıldıyor benimle
Hayat kime sorayım geçirdiğim yılları
Denizlere boşalttım sevdalarımı
Hayat seni kimden sormalı
Gerçekle karşılaşıp şaşırdığım,bocalamaya düştüğüm bir kuyusun sen hayat
Bazen öyle tatlı öyle duygulusun ki kaybederim kendimi ellerinde
Gerçekler kapımı çaldığında toz pembe hayallerin zıtlıkla karıştığında acı veriyorsun ızdıraplı hayat
Hayat bir su gibisin
Yaşamın bir parçasısın
Acı tatlı geçti yıllar
Geçiyor aşk yaprakları çünkü gerçekler beni karşılıyor gerçek hayat

Sevgisiz yapılmaz
Aşk yaprakları hiçbir zaman kurumaz
Yaşlansak bile içimizde yanan bir şömine
Bizi ısıtır gerçek hayat
Hayat sen içimdesin benimlesin yaşıyorsun
Mutlu günlere doğru beni çekiyorsun kendine doğru gizemli hayat


Gülçin Şahin

Veranderd door kainatin_sirlari, 31 oktober 2008 - 23:58

"Life isn't about waiting for the storm to pass. It's about learning to dance in the rain!"

#40 uzman

uzman
  • Leden
  • 1448 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 01 november 2008 - 21:43

Gönül Sana Nasihatım

Gönül sana nasihatim
Çağrılmazsan varma gönül
Seni sevmezse bir güzel
Bağlanıp da durma gönül

Ne gezersin Şam'ı Şark'ı
Yok mu sende hiç bir korku
Terkedersin evi barkı
Beni boşa yorma gönül.

Yorulursun gitme yaya,
Hükmedersin güne aya,
Aşk denilen bir deryaya
Çıkamazsın girme gönül.

Ben kocadım sen genceldin,
Başa bela nerden geldin
Kahi indin kah yükseldin
Şimdi oldun turna gönül.

Bazı zengin bazı züğürt,
Bazı usta bazı sakird
Bazı koyun bazı aç kurt
Her irenkten derme gönül

Veysel gönülden ayrılmaz,
Kahi bilir kahi bilmez,
Yalan dünya yarsız olmaz,
İster saçı sırma gönül.


Aşık Veysel Şatıroğlu

#41 tumer003

tumer003
  • Leden
  • 1164 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 02 november 2008 - 05:44

Love Sonnet XI

I crave your mouth, your voice, your hair.
Silent and starving, I prowl through the streets.
Bread does not nourish me, dawn disrupts me, all day
I hunt for the liquid measure of your steps.

I hunger for your sleek laugh,
your hands the color of a savage harvest,
hunger for the pale stones of your fingernails,
I want to eat your skin like a whole almond.

I want to eat the sunbeam flaring in your lovely body,
the sovereign nose of your arrogant face,
I want to eat the fleeting shade of your lashes,

and I pace around hungry, sniffing the twilight,
hunting for you, for your hot heart,
like a puma in the barrens of Quitratue.





Here's the original,


Soneto XI

Tengo hambre de tu boca, de tu voz, de tu pelo
y por las calles voy sin nutrirme, callado,
no me sostiene el pan, el alba me desquicia,
busco el sonido líquido de tus pies en el día.

Estoy hambriento de tu risa resbalada,
de tus manos color de furioso granero,
tengo hambre de la pálida piedra de tus uñas,
quiero comer tu piel como una intacta almendra.

Quiero comer el rayo quemado en tu hermosura,
la nariz soberana del arrogante rostro,
quiero comer la sombra fugaz de tus pestañas

y hambriento vengo y voy olfateando el crepúsculo
buscándote, buscando tu corazón caliente
como un puma en la soledad de Quitratúe.


Pablo Neruda

#42 YavuzBaba

YavuzBaba

    Varlıktan sıyrılıp ruh olmak gerek

  • Banned
  • 5432 berichten
  • Geslacht:Man
  • Locatie:Kamlançu
  • Opleiding/Beroep: Tayyareci

Geplaatst op 02 november 2008 - 06:07

Yalnızım, ne kadar aranıp dursam
Baş ucumda seni bulamıyorum
Güneşten vazgeçip susuz olsam da
Seninle olmadan olamıyorum


Şu yollar bilmem ki dağ mı, ova mı?
Gitsem bulur muyum kendi yuvamı?
Kuş! Yolun nereye? Bizim eve mi?
Sen götür, ben haber salamıyorum.


Her gece orda bir yaslanan mı var?
Sessizce kirpiği ıslanan mı var?
Uzaktan bana bir seslenen mi var?
Ne diyor? Sesini alamıyorum


Acaba yaşlı mı kara gözlerin?
İçimde bir derin yara gözlerin
Daldı mı uzak bir yere gözlerin?
Görmüyor, bilmiyor, bilemiyorum


Günleri sayarım, geceler iner
Beklerim geceyi, yıldızlar söner
Gizli bir yaram var, durmayıp kanar
Neresi? Bulup da silemiyorum


Ulaşsa da sana yolların ucu
Varmağa yetmiyor Atsız'ın gücü.
İçimde dururken bu kadar acı
Hala yaşıyorum, ölemiyorum.


Hüseyin Nihal Atsız
Ben, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemeğe tenezzül etmeyecek kadar millî şuur ve gurura malik bir Türk'üm. Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülüktür.
Atsız

Her devrin menkûbu


#43 KainatIn_sIrlarI

KainatIn_sIrlarI
  • V.i.p.
  • 3409 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Interests:din ve egitim
  • Opleiding/Beroep: Law...

Geplaatst op 02 november 2008 - 23:22

"UNUTURSUN " DEYİŞİNE


unutmak, yıldızların ciğerine saplanan
bir lâle yaprağına gömmektir sevgiliyi
unutmak, bir kaktüsün küllerinde ansızın
alevli bir tapınak eylemektir sevgiyi
unutmak, semendere zehir sunmaktır, gülüm
taş dolu yüreklerin lügatinde bulursun
unutmak, sessizliğe yine kanmaktır, gülüm
unutulursa şair, sen de unutulursun

bir dağın bir kuyuya tohum ektiği yerde
balığın yüzgecinden irin döktüğü yerde
kralın, kölelerin emrinde yürüdüğü
geminin bir köpükte okyanus aradığı
ay�ın arzı terkedip gökte durduğu ânda
serseri bir kurşunun ay�ı vurduğu ânda
başını ellerinin arasına al ve dur
işte o lahza gülüm, bu can seni unutur

unutmak, bir saatin kırılan camlarında
zamanı çürüterek öldürmektir sevgiyi
unutmak, bayramlığı giydirilen çocuğun
aldatılan göğsünde vurmaktır sevgiliyi
unutmak, bir ülkenin tozlu kaldırımlarında
taşlara boğdurmaktır yağız atlı yiğidi
unutmak, susturmaktır yolların ayrımında
şairlere can veren muhteşem bir ağıdı
unutmak, koparmaktır çiçekleri dalından
sisli bir yalnızlığın ekseninde bulursun
unutmak, ayırmaktır arıları balından
unutulursa şair, sen de unutulursun

Veranderd door kainatin_sirlari, 02 november 2008 - 23:22

"Life isn't about waiting for the storm to pass. It's about learning to dance in the rain!"

#44 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 03 november 2008 - 12:54

Bubbeltjes

De vis zwemt voorbij,
Niet gestoord door de duiker,
Op zoek naar het licht.
Zich niet bewust van gevaar,
Nieuwsgierigheid wint.



Geplaatste afbeelding


Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#45 uzman

uzman
  • Leden
  • 1448 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 03 november 2008 - 14:09

Hasan'a Mektup - I

Oğul bir mektup yaz bizim Hasan'a,
Bıldırki itlerin çoğu öldü de
Tor tosunlar kayış yardı bu sene,
Koç öküzler epey ayrık yoldu de.

Aramızda yamrı yumru tepeler,
Sokaklarda seyip gezdi sopalar
Sen giderken yeni doğan sıpalar
Torunlu morunlu eşek oldu de.

Köye çoban ettik sağır ibiş'i,
Çatal doğurtuyor erkek çebişi
Yağcılıktan yükün tuttu çok kişi,
Gene aşiretin yüzü güldü de

İbibikler dama yaptı yuvayı,
Pis kokudan balta kesmez havayı
Sorarsan şo bizim eski davayı,
Can sıkmasın, kıyamete kaldı de

Biraz daha azdı dünkü sinekler;
Yular bırakmadı kırdı inekler
Çıkın edip gönderdiğin dilekler,
Yalınayak gözü yaşlı geldi de

İncitmeyin derken gönül hatırı,
Gebe çıktı Solakların katırı
Kör kıvrak bir kırık yemden ötürü,
Düşmanların davulunu çaldı de

Fukaralık bağdaş kurdu hasıra,
Harçlık marçlık gönderemem bu sıra
Hele mektup için bakma kusura,
Pul parası kesemizi deldi de

Yırtıldı geceler çakal sesinden;
Kazlar kafa çeker el kesesinden
Bozuk terazinin sol kefesinden
Demlenen hıyarlar rağbet buldu de

Sen gideli çok haşerat türedi;
Anaç balıkların hepsi tüledi
Kavaklara kaplumbağa tünedi!
Yörük yaylasına çingen doldu de

bıldır: geçen sene

Abdurrahim Karakoç




0 gebruiker(s) lezen dit onderwerp

0 members, 0 guests, 0 anonymous users