Springen naar inhoud


Güzel Şiirler | 4


  • Please log in to reply
Er zijn 1214 reacties in dit onderwerp

#16 Bidekineolir

Bidekineolir
  • Leden
  • 5571 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 23 oktober 2008 - 16:21

Sırat Köprüsü geçildiği zaman,
Bütün engeller aşıldığı zaman,
Mü'min, münafık ayrıldığı zaman,
İşte! o gün, yeni bir gün olacak.

Korkular, elemler bittiği zaman,
Gözden akan yaşlar dindiği zaman,
Kulun imtihanı bittiği zaman,
İşte! o gün, başka bir gün olacak

Peygamberler sancak açtığı zaman,
Ümmetim, ümmetim dediği zaman,
Tekbirle yer gök inlediği zaman,
İşte! o gün, yalnız tekbir olacak.

Gök sevinip, Arş titrediği zaman,
Melekler kanadın çırptığı zaman,
ALLAH rahmetini saçtığı zaman,
İşte! o gün, yalnız rahmet olacak.

Cennet kapısı açıldığı zaman,
Nûrundan gözler kamaştığı zaman,
Rıdvan karşıdan göründüğü zaman,
İşte! o gün, coşku günü olacak.

Rıdvan iltifatlar sunduğu zaman,
Mü'minlere selam verdiği zaman,
Girin diye izin verdiği zaman,
İşte! o gün bayram günü olacak

Önce Peygamberler girdiği zaman,
Ümmetim gelsin dedikleri zaman,
Peşinden ümmetler girdiği zaman,
İşte! o gün, gerçek bayram olacak.

Melekler selamlar verdiği zaman,
Mü'minleri karşıladığı zaman,
Hûriler coşup sevindiği zaman,
İşte! o gün, safa günü olacak.

Mü'minler Cennet'e girdiği zaman,
Herkes köşküne yerleştiği zaman,
Cennet suları içildiği zaman,
İşte! o gün, âb-ı hayat olacak.

Eşler eşini bulduğu zaman,
Eşi olmayan, eşlendiği zaman,
Herkes gönlünce evlendiği zaman,
İşte! o gün, herkes mutlu olacak.

Eşler, divana yaslandığı zaman,
Yıllarca sohbete daldığı zaman,
Kadın, erkek tek kalmadığı zaman,
İşte! o gün, herkes mes'ut olacak.

Zaman birimleri kalktığı zaman,
Aylar, yıllar unutulduğu zaman,
Gecesiz gündüzler olduğu zaman,
İşte! o gün, hep aydınlık olacak.

İklimler hiç değişmediği zaman,
Sürekli baharlar olduğu zaman,
Kar, yağmur, bulut olmadığı zaman,
İşte! o gün, sema açık olacak.

Kadın, erkek eşit olduğu zaman,
Her biri genç, zinde olduğu zaman,
Yaşları otuz üç olduğu zaman,
İşte! o gün, herkes özgür olacak.

Dileyen yerde yürüdüğü zaman,
Dileyen tahtınla gezdiği zaman,
Dileyen kuş gibi uçtuğu zaman,
İşte! o gün, başka hayat olacak.

Ana, baba aranıldığı zaman,
Kardeş, kardeşini bulduğu zaman,
Evlat, akraba buluştuğu zaman,
İşte! o gün, hasretlik son olacak.

Ağacın dalı uzandığı zaman,
Meyvemi kopar, ye, dediği zaman,
Vildan'lar Selsebil sunduğu zaman,
İşte! o gün, gerçek piknik olacak.

Canın bir şeyler istediği zaman,
Aklına bir şeyler geldiği zaman,
Anında önüne geldiği zaman,
İşte! o gün, her şey hazır olacak.

Sınırsız bolluklar olduğu zaman,
Çalışmak gereksiz olduğu zaman,
Para, pul geçersiz olduğu zaman,
İşte! o gün, doğal bolluk olacak.

İş, güç, ticaret olmadığı zaman,
Mutfak, bulaşık olmadığı zaman,
Her şey gönüllerce olduğu zaman,
İşte! o gün, gönül tatmin olacak.

Çok mutlu evlilik olduğu zaman,
Eşler aşırı seviştiği zaman,
Doğum, gebelik olmadığı zaman,
İşte! o gün, herkes mutlu olacak.

Melik, melike olmadığı zaman,
Devlet baskısı olmadığı zaman,
Sınırsız özgürlük olduğu zaman,
İşte! o gün, herkes özgür olacak.

Saç ve tırnak uzamadığı zaman,
Kadınlar adet görmediği zaman,
Tuvalet derdi olmadığı zaman,
İşte! o gün, herkes temiz olacak.

Öksürük, balgam olmadığı zaman,
Kulak ve burun akmadığı zaman,
Hastalık, doktor olmadığı zaman,
İşte! o gün, herkes sağlam olacak.

Suç, ceza kavramı kalktığı zaman,
Günah, sevap unutulduğu zaman,
Namaz, oruç, zekat kalktığı zaman,
İşte! o gün, yalnız zikir olacak.

Yüce Mevla izin verdiği zaman,
Yiyin, için kulum dediği zaman,
Sizlerden razıyım dediği zaman,
İşte! o gün, büyük bayram olacak.

Gözler ve gönüller doyduğu zaman,
Kulun her dileği olduğu zaman,
Hayaller de tatmin olduğu zaman,
İşte! o gün, herkes tatmin olacak.

Nimetler sürekli arttığı zaman,
Mutluluk doruğa erdiği zaman,
Kullar, yeter! Mevlam dediği zaman,
İşte! o gün, sonsuz nimet olacak.

Dost ve akraba buluştuğu zaman,
Doyasıya sohbet olduğu zaman,
Eski anılar, anıldığı zaman,
İşte! o gün, dostlar günü olacak.

Ebû Bekr, Ömer geldiği zaman,
Sahabeler sohbet ettiği zaman,
Muhammed'i anlattıkları zaman,
İşte! o gün, Ashab günü olacak.

Aişe Hümeyra geldiği zaman,
Fatıma Betül nur saçtığı zaman,
Hatice ana konuştuğu zaman,
İşte! o gün, kadın günü olacak.

Alimler sohbet ettiği zaman,
Evliyalar feyz saçtığı zaman,
Şehitler, salihler geldiği zaman,
İşte! o gün, canlı sohbet olacak.

Evliyalar zikrettiği zaman,
Cüneyd-i Bağdâdî yandığı zaman,
Tüm aşıklar ALLAH dediği zaman,
İşte! o gün, gerçek zikir olacak.

Peygamberimiz göründüğü zaman,
Makam-ı Mahmûd'a çıktığı zaman,
Tüm Peygamberler toplandığı zaman,
İşte! o gün, Cennet tamam olacak.

Göremeyen gözler, gördüğü zaman,
İşte! Muhammed denildiği zaman,
Aşıklar murada erdiği zaman,
İşte! o gün, başka feyz olacak.

Resulullah sohbet ettiği zaman,
Mü'minler kendinden geçtiği zaman,
Cennet'te tüm yaşam durduğu zaman,
VALLAHi Asr-ı Saadet olacak.

#17 KainatIn_sIrlarI

KainatIn_sIrlarI
  • V.i.p.
  • 3409 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Interests:din ve egitim
  • Opleiding/Beroep: Law...

Geplaatst op 23 oktober 2008 - 19:04

Ölebilmektir Sevmek

Sen sevği nedir bilirmisin arkadaş,
Zaman zaman bir kuzunun melemesidir sevmek,
Elleri göklere açılanların duası,
Yanaklara dökülen yaşların mimarıdır sevmek,
Sevmek , ölmek,için için yanmaktır sevmek,
Geceleri uykusuz kalmak,uyanıkken rüyaya dalmaktır sevmek,
Satlerce yolları adımlamak,
Düşlerine daldığın güzel günlerin hatırı,
Kalbinin çarpıntısıdır sevmek,

Sevmek ağlamak,sevmek gülmektir,sevmek sevilebilmektir,
Bazan yaşamak,bazan ölmektir sevmek,
Kayan yıldızlara bakıp tutulan dileklerdir sevmek,
Bulutlardan dökülür yağmur olur bazan,
Zemheride çıkan güneş gibidir sevmek,

Sen sevği nedir bilirmisin arkadaş,
Sevği ağaç'tadır sevği yeşil'de,sevği yanıbaşındadır,
Kalbinin gümler gibi çarpması,
Kanının dikine akmasıdır sevmek,
Görmeyenlerin aynası görenlerin dünyası,
Aşıkların yanmasıdır sevmek,

Sen sevği nedir bilirmisin arkadaş,
Sevmek Leyla,dadır sevmek Mecnun da,
Sevmek Kerem'dedir sevmek Aslı'da,
Dağları delmek yollara düşebilmektir sevmek,
Dertli dertli bir siğara yakıp,
Derin derin bir of çekmektir sevmek,
Yaşlı anaların ellerindeki nasırda,
Dertli babaların helal terindedir sevmek,
Yuvadaki kuşta yoldaki taşda,
Eğilen başta dökülen yaştadır sevmek,

Sen sevği nedir bilirmisin arkadaş,
Bazan bir tutam gonca gül olur,
Bazan bir kadeh şaraptır sevmek,
Sevmek acıdır sevmek tatlı,
Şubat soğuğunda yakar bedenini,
Temmuz sıcağında üşütür ellerini,
Ve paylaşabilmektir bir lokma ekmeği,
Bir elmanın iki yarısıdır sevmek,
Karşılıksız sevebilmek,yollara düşebilmektir,
Ve ölümü göze alabilmektir sevmek,

Sen sevği nedir bilirmisin arkadaş,
Sevği budur işte ağlayabilmek gülebilmek,ölebilmektir sevmek..


Şenol Mersin

"Life isn't about waiting for the storm to pass. It's about learning to dance in the rain!"

#18 TurkishFist

TurkishFist
  • Leden
  • 16992 berichten

Geplaatst op 24 oktober 2008 - 11:57

....sarisin bir kurda benziyordu.
ve mavi gozleri cakmak cakmakti.
yürüdü ucurumun basina kadar,
egildi, durdu.

biraksalar,
ince uzun bacaklari üstünde yaylanarak
ve karanlikta akan bir yildiz gibi kayarak
kocatepe'den afyon ovasi'na atlayacakti

Nazim Hikmet
Medeniyet dediğin kapatmaksa bedeni; Denizdeki midyeler bizden daha medeni

#19 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 25 oktober 2008 - 02:32

Agape..

Hoy no ha venido nadie a preguntar;
ni me han pedido en esta tarde nada.
No he visto ni una flor de cementario
en tan alegre procesión de luces.
En esta tarde todos, todos pasan
sin preguntarme ni pedirme nada.
Y no sé qué se olvidan y se queda
mal en mis manos, como cosa ajena.
He salido a la puerta,
y me da ganas de gritar a todos:
Si echan de menos algo, aqui se queda!
Porque en todas las tardes de esta vida,
yo no sé con qué puertas dan a un rostro,
y algo ajeno se toma el alma mia.
Hoy no ha venido nadie;
y hoy he muerto qué poco en esta tarde!




by Cesar Vallejo

Geplaatste afbeelding


Translation:

Agape..

Today no one has come to inquire,
nor have they wanted anything from me this afternoon.
I have not seen a single cemetery flower
in so happy a procession of lights.
Forgive me, Lord! I have died so little!
This afternoon everyone, everyone goes by
without asking or begging me anything.
And I do not know what it is they forget, and it is
heavy in my hands like something stolen.
I have come to the door,
and I want to shout at everyone:
—If you miss something, here it is!
Because in all the afternoons of this life,
I do not know how many doors are slammed on a face,
and my soul takes something that belongs to another.
Today nobody has come;
and today I have died so little in the afternoon!

Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#20 SUNshine22

SUNshine22
  • Leden
  • 137 berichten

Geplaatst op 25 oktober 2008 - 12:14

SAKARYA ŞİİRİ

İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım, akar ya;
Bir yanda akan, benim, öbür yanda, Sakarya.

Su, iner yokuşlardan, hep, basamak, basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda, susamak.

Her şey, akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar, birinden kir.

Akışta, denetlenmiş, büyük-küçük, kâinat;
Şu, çıkan buluta bak, bu, inen suya, inat!

Fakat, fakat Sakarya, başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan, bir yük binmiş, köpükten, gövdesine;

Çatlıyor, yırtınıyor, yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya, vurulmaz perçin?

Rabb’im, Rabb’im isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına, Sakarya'nın, Türk, tarihi, vurulur.

Eyvah eyvah, Sakarya’m, sana mı düştü bu yük?
Bu dava, hor, bu dava öksüz, bu dava, büyük! ..

Ne, ağır imtihandır, başındaki Sakarya!
Bin bir başlı kartalı, nasıl, nasıl taşır kanarya?

İnsandır, sanıyordum, mukaddes yüke, hamal;
Hamallık ki, sonunda, ne, rütbe var, ne de mal.

Yalnız, acı bir lokma, zehirle pişmiş, aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan;


Şimdi dövün, dövün Sakarya, dövünmek vakti bu an;
Kehkeşanlara kaçmış, eski, güneşleri an!

Hani, Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına, çil çil kubbeler, serpen ordu?

Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün, ne gün döner, yurduna?

Mermerlerin nabzında, hâlâ, çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr, o sedayı: Allah, bir!

Bütün bunlar sendedir, bu, girift, bilmeceler;
Sakarya, kandillere, katran döktü geceler.

Vicdan azabına es, kayna, kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz, vatanında, parya!

İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.

Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?

Kafdağı’nı assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu, ifritten sualin, kılını, çekmez akıl!

Sakarya, saf çocuğu, masum Anadolu'nun,
Divanesi, ikimiz kaldık, Allah, yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış, hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan, ve, çamurdanız!

Akrebin kıskacında, yoğurmuş bizi, kader;
Aldırma, aldırma, böyle gelmiş bu dünya, böyle, gider!

Bana, kefendir yatak, sana, tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, son, son, Peygamber, kılavuz!

Yol, onun, varlık, onun, gerisi, hep, angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..



NECİP FAZIL KISAKÜREK

#21 SUNshine22

SUNshine22
  • Leden
  • 137 berichten

Geplaatst op 25 oktober 2008 - 12:35

Gün Eksilmesin Penceremden

Ne doğan güne hükmüm geçer,
Ne halden anlayan bulunur;
Ah aklımdan ölümüm geçer;
Sonra bu kuş, bu bahçe, bu nur.

Ve gönül Tanrısına der ki:
- Pervam yok verdiğin elemden;
Her mihnet kabulüm, yeter ki
Gün eksilmesin penceremden!

cahıt sıtkı tarancı

GENÇLİK BİR KİTAPTI OKUDUK

Gençlik bir kitaptı, okuduk bitti;
Canım bahar geçti çoktan, kış şimdi.
Hani sevincin, o cıvıl cıvıl kuş?
Nasıl, ne zaman geldi, nasıl gitti?

ÖMER HAYYAM

Veranderd door SUNshine22, 25 oktober 2008 - 12:35


#22 uzman

uzman
  • Leden
  • 1448 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 25 oktober 2008 - 12:37

İnce Sızı

Var mıdır nalçaları sevincin
gün tene değince kanatları uzar mı
derin bir secde gibi rüzgara aşılanmak
dostları düşünmenin çarpıntısından mı

Yokum arkadaş düşünmekle varılan tada
hayata yalnızca kafanı banmak
gövdende namusluca güdebilmek sevinci
elbet burkulup kalmaktan iyi.
Kara gözlerimde uğuldayan bu değil ancak
elde tüfek, elde alet, yürekte kor
cebelleşmek yalanla, kirle, tahvilatlarla
damarlarına papatyalar doldurarak
bir serinlik olup dünyaya sokulmak

ben bir deli fışkın değil miyim
sahibim Köroğlu'nun da sahibi değil mi
ve çocukların ezbere bildiği gömleğimin
kendirini kendim ekmedim mi

Öyleyse arkadaşım sinem kanayadursun
ta ki sürgün ya da mahpus kırışıklar yerine
yüzümüz köylü ve gurbetçi yanıklığa dursun
sevmekle doğrulanmıyor madem kalbimiz
girelim yarimizin avlusuna tam tekmil
ve mürdüm erikleri
ve dopdolgun elmalarıyla o bahçede
o geniş kalçalı yarimizi dört kere.

1968

İsmet Özel  

#23 KainatIn_sIrlarI

KainatIn_sIrlarI
  • V.i.p.
  • 3409 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Interests:din ve egitim
  • Opleiding/Beroep: Law...

Geplaatst op 26 oktober 2008 - 01:05

Ağlamak İçin...

Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı?
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, malmı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mı olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?

"Life isn't about waiting for the storm to pass. It's about learning to dance in the rain!"

#24 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 26 oktober 2008 - 18:51

Veda

Elimde, sükûtun nabzını dinle
Dinlede gönlümü alıver gitsin
Saçlarımdan tutup, kor gözlerinle
Yaşlı gözlerime dalıver gitsin.

Yürü, gölgen seni uğurlamakta
Küçülüp küçülüp kaybol ırakta
Yolu tam dönerken arkana bak da
Köşede bir lahza kalıver gitsin.

Ümidim yılların seline düştü
Saçının en titrek teline düştü
Kuru bir yaprak gibi eline düştü
İstersen rüzgara salıver gitsin.

Necip Fazıl Kısakürek

Geplaatste afbeelding


Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#25 uzman

uzman
  • Leden
  • 1448 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 27 oktober 2008 - 16:15

İnadına Yeniden

yeni bir romanın ilk harflerini karalıyor
gülsuyuyla doldurduğum kalemim
önsözünde sevmenin ilk heceleri
çoktan unutuldu eski dramlar
yanlış yazılmış kitabeler
müzelerin tozlu raflarında
tarihe doğru yol alırken ağır ağır
yeni bir heykel yontuyor
parmaklarım
afrodit'e inat...

kâbuslarımın zinciri parça parça
bileklerimden sızan kan karışırken
akam kızıllıklarına
yeni bir merhem sürüyorum
iyileşmez sandığım yaralarıma
ağır bir hastalık buharlaşıyor
tomurcuklanan tenimden
yeni bir musıki odamın çatlak duvarlarında
her yer sâbâ makamı
hüzzamlara inat...

rahmet yağmurları birikiyor
yıldırım yüklü bulutlarımda
sevgi yağacak, aşk yağacak
çatlamış, kıraç topraklarıma
pupa yalken yol alırken
sevgilimin limanlarına
kahverengi bir denizde
boğulacağım
susuzluğuma inat...

aynaların tozunu almak vaktidir
tarumar saçlarımdaki bu gümüş teller de ne
tarağım hangi çekmede unutulmuş
nerede örümcek bağlamış bayramlıklarım
başlamalıyım yeniden günaydınlara
hoşçakalın
ellerimi bağrıma çivileyen ihanetler
şimdi vuslat zamanı
elvedalara inat...



İrfan Özcan

#26 Gülpembe^^

Gülpembe^^
  • Leden
  • 478 berichten

Geplaatst op 27 oktober 2008 - 17:04

Jij kijkt naar mij
En je bent blij dat je mij niet bent
Jij voelt je 'vrij'
'T is echt jammer dat je de realiteit niet kent

Het enige wat jij doet is naar mij staren
Staren naar mijn bedekte haren
Jij denk dat ik een analfabeet ben
En dat ik de nederlandse taal niet ken

Jij denkt dat ik niks kan
En dat ik geen waarde heb in de ogen van de man
Jij bent zo blij dat je mij niet bent
Echt jammer dat je de realiteit niet kent

Ik zal je eens wat zeggen
En je de realiteit uitleggen
Het zit namelijk zo:

Misschien zie ik er niet uit als een mooie meid
Maar wat ik wel heb is innerlijke schoonheid
Jij vindt mijn Hijaab 'ouderwets' en 'uit de tijd'
Maar mijn Hijaab geeft mij vrijheid en heeft mij bevrijd

Ik heb de kracht om mijn Hijaab te zien als mijn religieuze plicht en RECHT
Ook al betekent dat een levenslang gevecht
Mijn Hijaab heeft namelijk een bijzonder effect
Mannen behandelen mij met respect

Wanneer zij me zien slaan ze hun ogen neer
Dit heb ik te danken aan de regel van de Barmhartige Heer
Want Hij weet wat het beste is voor mij
Hij weet wat het beste is voor jou en mij

Ik weiger aangekeken te worden met de lustvolle blik van de man
Ik weiger gehoor te geven aan het geroep van Shaytan
Mijn kostbare lichaam showen aan de man
Dat is wat hij van me wilt, mijn grootste vijand...Shaytan

Onderdrukt ben ik absoluut niet
Ik ben al 1400 jaar geleden bevrijd
Jammer dat jij dat niet ziet
Jouw mini-rok is pas ouderwets en uit de tijd

O ongesluierde vrouw, wordt wakker en kijkt
De Hijaab is niet wat lijkt
Het is mijn vrijheid en mij leven
Denk eens na voor heel even

Moge de Almachtige mij de kracht geven
Om volgens Zijn voorschriften te leven
En moge Hij jou de goede weg wijzen
En ons allen naar Jannah leiden

Gec kaldigin yerde bekle kendini...  


#27 TurkishFist

TurkishFist
  • Leden
  • 16992 berichten

Geplaatst op 27 oktober 2008 - 23:06

Acayipleşti havalar,
bir güneş, bir yağmur, bir kar.
Atom bombası denemelerinden diyorlar.

Stronsium 90 yağıyormuş
                         ota, süte, ete,
                         umuda, hürriyete,
                         kapısını çaldığımız büyük hasrete.

Kendi kendimizle yarışmadayız, gülüm.
Ya ölü yıldızlara hayatı götüreceğiz,
ya dünyamıza inecek ölüm.


N. Hikmet

Medeniyet dediğin kapatmaksa bedeni; Denizdeki midyeler bizden daha medeni

#28 Yikilmaz

Yikilmaz

    bana bir sey olmaz deme Keni

  • Leden
  • 10942 berichten
  • Geslacht:Man
  • Opleiding/Beroep: İstanbul’un imamı

Geplaatst op 27 oktober 2008 - 23:38

Yorgun

Ölüler beni serinliğe yakıştıramaz
çünkü hiç kimse çıkmak istemez bu mevsimden dışarı
çünkü bitkinliklerini günden saklar ekinler
ekinler çocukların en rahat uykuları

gece ayakları kokan bir adam gibi gelir
eşiklere oturmuş aya doğru çocuklar
o serin bereket gölgeleri çocuklar
yani çocuk o güzel tüccar
yorgunluklar alıp kargılar dağıtan
geceye karanlıktan önce gelen çocuklar

bu şaşkınlığı çünkü gece uyuyamaz
sanki ne kalmıştır çocuklara isa'dan
ölüler beni ölüme yakıştıramaz
gibi hala saçlarımda tozlu bir akşam.


(1962)


İsmet Özel

#29 Yikilmaz

Yikilmaz

    bana bir sey olmaz deme Keni

  • Leden
  • 10942 berichten
  • Geslacht:Man
  • Opleiding/Beroep: İstanbul’un imamı

Geplaatst op 27 oktober 2008 - 23:51

Ölüm Kere Ölüm Ölüm Kare

İsa Golgota'ya çıkarken tökezlemeden önce
Önü sıra sendeleyip ayağı burkulan bendim
Yar idim dulda saydı beni açmak isteyen gonca
Dert oldum Hira'ya beni teskine geldi Efendim

İlk ben üşüdüm sonradır Tur-i Sina'daki sağnak
Dağa çıktım kurdu geberttim beni korkuttu keme
Çalmadığım kapı kalmadı can evimden taşarak
Duyan olmadı avazım ki desin Hallaç kekeme

İlenen oylumsuz kalır kargışın imza yeri boş
Aşka düşmek eceliyse bedeni çoşturur anız
Ruh körelten çare bulmaz ilaç olmaz telaşlı döş
Pis mürekkeple çürük dil tokuşturanlardansanız

Kul beni bilmeyişin vakti ecelden kim sıyıra
Bir benim sayıklayan Adem'i imla eden adı
Bu yüzden bana değmeden dünyadan bir üvendire
Gittim çekip başımı gittim hakikat duraksadı.


İsmet Özel


#30 Tebessüm

Tebessüm

    Coban Yildizi

  • Leden
  • 1601 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Opleiding/Beroep: Theologie

Geplaatst op 28 oktober 2008 - 00:46

O burayida hak ediyor;

Taslarin ortasinda Leylanin gozleri
Leyla kose kose goz goz siirin ortasinda
Be Leylayi buldugumdan yahut kaybettigimden beri
Leyla ya o adamin bardaginda ya o dagin ortasinda

Ben leyla gibi gunes dogarken uyanamam
Sehir gece gunduz benim icimde uyur
Leylayi goturup Londranin ortasina biraksam
Bir bulbul gibi yasamasini degistirmez cocuktur

Leyla diyorsam kesik yanaklariyla Leyla
Uc koseli dunyasiyla
Okuyla yayiyla yaylasiyla acimasiyla
Leyla diyorsam su bizim gercek Leyla

Biz seni iste boyle seviyoruz Leyla

O gitti bize aglamak kaldi kala kala

Sezai Karakoc

Bir hilal ugruna ya Rab, ne günesler batiyor ..



en hoe verder hij ging,
                 des te langer was zijn terugweg..





0 gebruiker(s) lezen dit onderwerp

0 members, 0 guests, 0 anonymous users