Springen naar inhoud


Güzel Şiirler | 4


  • Please log in to reply
Er zijn 1214 reacties in dit onderwerp

#1 Iqra

Iqra

    Piano and I

  • Forum Moderator
  • 12283 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 19 oktober 2008 - 22:57

Burdan devam edelim..

**

Sessiz Gemi

Artık demir almak günü gelmişse zamandan
Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

Rıhtımda kalanlar bu seyahetten elemli,
Günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli,

Biçare gönüller! Ne giden son gemidir bu!
Hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

Dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
Bilinmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden,
Bir çok seneler geçti; dönen yok seferinden.
  
Yahya Kemal Beyatlı


Bericht bekijkenkainatin_sirlari, op 19 Oct 2008, 23:49, zei:


Başaklar Erdemle Eğilir
Her insanın ay gibi karanlık bir sinesi,
Henüz öğrenmediği bir hayat dersi vardır.
İnsan dilinde saklı, kader dilin ucunda
Düşlerle harelenen gönül bahçesi bir de…

Hedefsiz bir gemiye hangi rüzgâr yön verir?
Talih kuşu da konmaz, yatırımsız hayale.
Hayat, mücadeleyle resmedilen tuvalde,
Zafer, ufak adımla başlayan seferdedir.

Acıyı tadanların şefkatle açar kalbi,
Olgunlaşan başaklar erdemle eğilirler.
Her mum, yanan bir mumun ateşiyle tutuşur.
Bengisuyla yıkanır sevgiyle dirilenler.

Kin ekilen tarlanın güzünde olmaz hasat,
Bahar kışı tanımaz, yeşermez taş bahara
Oysa: kral ve yoksul acıkır bir iştahla
Aynı kutuya girer sonunda piyon şahla.

Bilgeler ve bulutlar vermek için alırlar.
Ölüm yaymaz kahraman, ölüme meydan okur.
Ki onda hayat bulur öldürmeye gelenler.
Kaval bile parmaklar okşayınca şad olur.

Her yas da üç gün sürer, her düş, her mükemmel de…
Gönül sarayı yalnız sevgi ile açılır,
Otlar üç günde büyür, bir gül ahir zamanda.
Kalbini bir sera yap, gül yetiştir koynunda.

Susuz su aradıkça, su da susuzu arar;
Sürekli düş görenin gerçekleşir rüyası,
Susamadan kuyu kaz, sevgi ile silahlan
Şair, zaman kaydına bağlan artık ne olur!

Mehmet Taştan
(f)

#2 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 19 oktober 2008 - 23:39

To
by Percy Bysshe Shelley

Music, when soft voices die,
Vibrates in the memory -
Odours, when sweet violets sicken,
Live within the sense they quicken.

Rose leaves, when the rose is dead,
Are heaped for the beloved's bed;
And so thy thoughts, when thou art gone,
Love itself shall slumber on.


Geplaatste afbeelding


To Sleep
by John Keats

O soft embalmer of the still midnight!
Shutting, with careful fingers and benign,
Our gloom-pleased eyes, embowered from the light,
Enshaded in forgetfulness divine;
O soothest Sleep! if so it please thee, close,
In midst of this thine hymn, my willing eyes,
Or wait the amen, ere thy poppy throws
Around my bed its lulling charities;
Then save me, or the passed day will shine
Upon my pillow, breeding many woes;
Save me from curious conscience, that still lords
Its strength, for darkness burrowing like a mole;
Turn the key deftly in the oiled wards,
And seal the hushed casket of my soul.


Veranderd door Pandora, 19 oktober 2008 - 23:39

Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#3 Ay_I$igi

Ay_I$igi
  • Leden
  • 5009 berichten
  • Geslacht:Vrouw

Geplaatst op 20 oktober 2008 - 09:28

Duvağını melekler açsın sevdiğim

Bahçede yeşil çınar
Boyun boyuma uyar
Ben seni gizli sevdim
Bilmedim alem duyar
……
Kaç sene gezdim dilimde bu sözler,
Gözlerim de hayalin yüreğim de sen
Tam da vuslat derken…
“Gelin ata binmiş ya nasip demiş “ diyen ne güzel söylemiş

Bugün 19 ağustos ve sen yoksun
Duvağını melekler açsın sevdiğim
İstediğin gibi bir duvak mıydı başına takılan
Başından taa topuklarına kadar uzanan

Elimde adın yazılı bir kolye öylece kala kaldım
Oysa bugün boynuna takacaktım
Arkasına tarih attırdım birlikte yeni bir hayata diye
Bilemedim ki hayatım eksi iki de

Bu şehirde miydi di zelzele, bende mi?
Hangi belediyenin sınırında kalır bu gönlüm?
Kim kaldıracak içimde ki bu enkazı şimdi ?
Hangi ilden yardım konvoyu, hangi kurtarma ekibi el atacak halime?
Hangi kamyon getirdi kullanıla bilir bir yürek ?

Sana teslim edemediğim evin anahtarı hala cebimde
Cesaretim yok içeri girmeye
Açılmamış sandığın, el değmemiş mutfağın
Her şeyde senin izin, hepsi senin emeğin…
Dilim hançer, sözüm kor, halim de dillenmiyor
Adını söylemeye takatim yetmiyor

Akrebe takıldı gelinliğin
Yelkovana duvağın
03:02 de beline kuşağın
Gelin dediğin damatsız çıkar mı sevdiğim
Uymadı mı boyun boyuma
Duvağını melekler açsın sevdiğim

Delik deşik olunca sinem kederden
Kendini bilmez adımlarla düştüm annenin eteğine
Annen sana bu kadar benziyor muydu sevdiğim?

Belki bir köşeye kokun sinmiştir diye
Daldım viranenin içine…
Senden kalan bir tek yüzüğün
Onu da alamadım annenden , koynunda gezdiriyor
Sarıldı boğazıma, gel diyor çıkıp çıkıp gel
Koynumda yüzüğü hem yavrumun adı yazıyor hem senin
Ha yavrum gelmiş ha sevdiği
Gel de arada yüreğime su serp
Yüzüme bak elimden bir bardak su iç diyor
Teselli et, ana yüreği yanacak diyor
Çivi değil, o sözler, on yedi bin kere
Süngü oldu yüreğime sevdiğim

Bahçede yeşil çınar
Boyun boyuma uyar
….
dilime gelse şimdi bu türkü
Bir yanım buz tutar bir yanım har
Teselli olmaz bana sevdiğim
Acıyan yanımın tesellisi zordur benim

Nemli bir fatiha zarfladım
17 ağustos diye pulladım,dualarla yolladım

19.08.1999 lütfen bu tarihte kimselere randevu vermeyin
Çünkü biz, ömrümüzün kalan sayfalarını, birlikte doldurmaya karar verdik
Sizi de ortak etmek istiyoruz sevincimize
Mutluluğumuza hep beraber şahitlik eder misiniz?

Düğünün mübarek olsun
Vuslatın mübarek olsun
Duvağını melekler açsın sevdiğim…


Şiir - Ayla Aydemir
Seslendiren - İbrahim Sadri




:'(  :'(  :'(  :'(  

(acayip duygulandim bu siiri dinlerkene, dinlemenizi tavsiye ederim :(  )

Veranderd door Ay_I$igi, 20 oktober 2008 - 09:30

Kâğıda dokunan kalem, kibritten daha çok yangın çıkarır.

#4 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 20 oktober 2008 - 14:20

I will await your long abiding return with my heart in my hands...

----------------------------------------------------

Bluebird

there's a bluebird in my heart that
wants to get out
but I'm too tough for him,
I say, stay in there, I'm not going
to let anybody see
you.
there's a bluebird in my heart that
wants to get out
but I pur whiskey on him and inhale
cigarette smoke
and the whores and the bartenders
and the grocery clerks
never know that
he's
in there.
there's a bluebird in my heart that
wants to get out
but I'm too tough for him,
I say,
stay down, do you want to mess
me up?
you want to screw up the
works?
you want to blow my book sales in
Europe?
there's a bluebird in my heart that
wants to get out
but I'm too clever, I only let him out
at night sometimes
when everybody's asleep.
I say, I know that you're there,
so don't be
sad.
then I put him back,
but he's singing a little
in there, I haven't quite let him
die
and we sleep together like
that
with our
secret pact
and it's nice enough to
make a man
weep, but I don't
weep, do
you?

Bukowski


Geplaatste afbeelding


Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#5 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 20 oktober 2008 - 15:11

Sorrows of the Moon

Tonight the moon dreams in a deeper languidness,
And, like a beauty on her cushions, lies at rest;
While drifting off to sleep, a tentative caress
Seeks, with a gentle hand, the contour of her breast;

As on a crest above her silken avalanche,
Dying, she yields herself to an unending swoon,
And sees a pallid vision everywhere she’d glance,
In the azure sky where blossoms have been strewn.

When sometime, in her weariness, upon her sphere
She might permit herself to sheda furtive tear,
A poet of great piety, a foe of sleep,

Catches in the hollow of his hand that tear,
An opal fragment, iridescent as a star;
Within his heart, far from the sun, it’s buried deep.

Charles Baudelaire  


Geplaatste afbeelding


Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#6 lavinia

lavinia
  • Leden
  • 2012 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Opleiding/Beroep: Rechtsgeleerdheid & Engelse taalkunde.

Geplaatst op 20 oktober 2008 - 17:31

aşk,

seninle gelen
ve hep bizde kalmasını dilediğim,
ve her defasında ilk günkü kadar gerçek,
ilk günkü kadar kavuran,
sıcaklığı yüreğimden hiç gitmesin istediğim...


anoniem.

#7 TurkishFist

TurkishFist
  • Leden
  • 16992 berichten

Geplaatst op 20 oktober 2008 - 17:37

asi ve mavi

bugün kederliyim, beterim bugün
sesime ses değse çığlık oluyor
üşüyor toprak, taşlar üşüyor
vuslatı yakın eden yollar üşüyor

yumma gözlerini uyuma bugün
bütün gölgeler akşam oluyor
üşüyor yaprak dallar üşüyor
savrulup yırtılan rüzgar üşüyor
(içimde kış gibi bir mevsim üşüyor)

oysa ben senden neler neler isterdim
senli sevdalarda doğmak isterdim
sabahlar isterdim asi ve mavi
büyüsün isterdim ışığın rengi
ama gel gör ki kötüyüm bugün

ahmet can akyol
Medeniyet dediğin kapatmaksa bedeni; Denizdeki midyeler bizden daha medeni

#8 KainatIn_sIrlarI

KainatIn_sIrlarI
  • V.i.p.
  • 3409 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Interests:din ve egitim
  • Opleiding/Beroep: Law...

Geplaatst op 20 oktober 2008 - 19:14

Elimde Kaldı Umutlarım


Her sabah hüzün, sevgi ile karışık bir umut var içimde,
Sensizliğin hüznü ve yeni günün seni getirmesi umudu,
Her doğan gün yeni bir umut, yeni bir arayış benim için.
Belki sana kavuşacağım ana, bir gün daha yaklaşıyorum,
Bugün değilse yarın diye, belki boşu boşuna avunuyorum.

Gittiğinden beri hep yalnızlık, aşk şiirlerine takılır gözüm.
Bir başıma değilim, dostlarım çok, ben sensizlikten yalnızım.
Terk edilip gitmek en çok nasıl koyar insana bir ben bilirim.
Gidenlerin arkalarında bıraktığı çaresizlikleri, özlemleri, acıları.
Senin gidişin de kordan kızıl ateş gibi çöktü yüreğimin içine,

Hiç bir yağmur yetmedi, içimdeki hasret ateşini küllendirmeye.
Hiçbir sevgi, hiçbir aşk yetmedi senin özlemini gidermeye.
Ben her sabah beni sana götürecek yolları aradım, yürüdüm,
Senin duyacağın, senin sevdiğin şarkıları söyledim tek başıma.
Bana gelmediğin her akşamda, doğduğunu hiç anlamadığım güneşle

Beraber ben de battım bir kez daha, acı, umutsuzluk ve keder ile.
Geceleri hep uyudum; aslında gözüme kırpmadan seni düşündüm.
Gün boyu süren hasretini rüyalarımda biraz olsun giderebilmek için.
Her şeye ilaç olan, yaraları iyileştiren zaman, acıtmamıştı hiç yüreğimi.
Bin bir umutla sarıldığım sabahlar artık hiç doğmaz,güneş hiç ışımaz oldu.

Benim gündüzümde de,gecem de, aşkımda sevgimde karanlık artık.
Ne ay uğruyor gecelerime artık, ne sana benzettiğim yıldızlar parlıyor.
Elimde kaldı umutlarım, aşklarım, sevgilerim hep çaresizlik olarak.
Sensizlik öyle kötü bir yara oldu, içimde öyle çaresiz bir yara açtın ki,
Bir gün olurda geri dönersen, kendi açtığın boşluğa sende yetmeyeceksin.

Benliğim ve yüreğimde açtığın o yara çaresiz, bomboş, paramparça kalacak.
Büsbütün cam kırıklarıyla, umutsuzluklarla,kin ve nefretle kaplı artık kalbim.
Ne zaman seni düşünsem, seni hatırlasam bu acılar batıyor yüreğime.
Artık sabahları yalnızca hüzünle,kinle nefretle umutsuzlukla uyanıyorum,
Hiçbir şey beklemiyorum artık yeni doğan günden ve güneşten, seni bile...

Varlığında sensizliği yaşamaktansa, içimdeki oluşan boşluklarla kırıklarla,
Umutsuzluklarla, hüzünlerle acılarla kin ve nefretlerle yaşamayı alışırım,
Sensizliği yaşarım, alışmaya çalışırım acılarına, yokluğuna, ihanetine...


Muharrem ÜZÜMLÜ
"Life isn't about waiting for the storm to pass. It's about learning to dance in the rain!"

#9 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 21 oktober 2008 - 01:26

Oscar Wilde's "Helas!"

To drift with every passion till my soul
Is a stringed lute on which all winds can play,
Is it for this that I have given away
Mine ancient wisdom, and austere control?
Methinks my life is a twice-written scroll
Scrawled over on some boyish holiday
With idle songs for pipe and virelay,
Which do but mar the secret of the whole.
Surely there was a time I might have trod
The sunlit heights, and from life's dissonance
Struck one clear chord to reach the ears of God:
Is that time dead? lo! with a little rod
I did but touch the honey of romance —
And must I lose a soul's inheritance?

Veranderd door Pandora, 21 oktober 2008 - 01:27

Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#10 Noir

Noir

    Mesopotamia

  • Leden
  • 2030 berichten
  • Geslacht:Man
  • Opleiding/Beroep: Geen

Geplaatst op 21 oktober 2008 - 12:20

Yalnizlarin en yalnizi olsam da Allah var.
O her yoklugun yerini tutar.

Lanetlemeler ve ovguler bostur.

Yaratilmislarin hepsi kudurmus kurt olsa,
uzerime gokten korku ve kin yagsa da sen
benim olumsuz, zarar gormeyen mevlamsin.

Ey ebedi siginak! Siginilacak hicbir yer
kalmasa da siginak olarak sen yetersin!


Ali Seriati (Asina Yuzlerle)
".. Le Rouge biraz daha kanadı sonra,
Le Noir koyuldu biraz daha .."

--

Bırakın Hasankeyf'ine baksın..


#11 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 21 oktober 2008 - 19:14

Life's Mighty Flood

WHAT is wrought in the forge of the living and life--
All things are nought! Ho! fill me the bowl,
For nought is the gear of the world and the strife!
One passion has quickened the heart and the soul,
The Beloved's presence alone they have sought--
Love at least exists; yet if Love were not,
Heart and soul would sink to the common lot--
All things are nought!

Like an empty cup is the fate of each,
That each must fill from Life's mighty flood;
Nought thy toil, though to Paradise gate thou reach,
If Another has filled up thy cup with blood;
Neither shade from the sweet-fruited trees could be bought
By thy praying-oh Cypress of Truth, dost not see
That Sidreh and Tuba were nought, and to thee
All then were nought!

The span of thy life is as five little days,
Brief hours and swift in this halting-place;
Rest softly, ah rest! while the Shadow delays,
For Time's self is nought and the dial's face.
On the lip of Oblivion we linger, and short
Is the way from the Lip to the Mouth where we pass
While the moment is thine, fill, oh Saki, the glass
Ere all is nought!

Consider the rose that breaks into flower,
Neither repines though she fade and die--
The powers of the world endure for an hour,
But nought shall remain of their majesty.
Be not too sure of your crown, you who thought
That virtue was easy and recompense yours;
From the monastery to the wine-tavern doors
The way is nought

What though I, too, have tasted the salt of my tears,
Though I, too, have burnt in the fires of grief,
Shall I cry aloud to unheeding ears?
Mourn and be silent! nought brings relief.
Thou, Hafiz, art praised for the songs thou hast wrought,
But bearing a stained or an honoured name,
The lovers of wine shall make light of thy fame--
All things are nought!

Hafiz Ibrahim, 'the Poet of the Nile.'
Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#12 KainatIn_sIrlarI

KainatIn_sIrlarI
  • V.i.p.
  • 3409 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Interests:din ve egitim
  • Opleiding/Beroep: Law...

Geplaatst op 21 oktober 2008 - 19:35

"Hope" is the thing with feathers

"Hope" is the thing with feathers --
That perches in the soul --
And sings the tune without the words --
And never stops -- at all --

And sweetest -- in the Gale -- is heard --
And sore must be the storm --
That could abash the little Bird
That kept so many warm --

I've heard it in the chillest land --
And on the strangest Sea --
Yet, never, in Extremity,
It asked a crumb -- of Me.




Emily Dickinson

"Life isn't about waiting for the storm to pass. It's about learning to dance in the rain!"

#13 KainatIn_sIrlarI

KainatIn_sIrlarI
  • V.i.p.
  • 3409 berichten
  • Geslacht:Vrouw
  • Interests:din ve egitim
  • Opleiding/Beroep: Law...

Geplaatst op 22 oktober 2008 - 17:32

Umut

Sırtımda falezler bir akşam üstü
Gömerken dağlara yine bir günü
Kapandı gözlerim dalmışım rüya'ya
Çözmek isterken umut denen düğümü

Yaklaştı yanıma iki sevimli çocuk
"Nedir amca"? dediler." Umut denen yolculuk"
Tuttum ellerini başladım anlatmaya
Sizi bekleyen gelecek yavrum
İstikbal denilen ebruli tomurcuk

Solmasın diye üstüne titrediğimiz
Yüreğimizde ki nazlı gelinciktir umut
Tohumun toprağa tutunması
Dalların çiçeği bekleyişidir umut

Makilerin falezlerde çırpınışı
Dalgaların kayalara çarpılışıdır
Kaptanın dudaklarında dua
Tayfanın karaya ayak basma hayalidir umut
Balıkçının ağ'ı çekmesi
Yosunların taşa tutunabilmesidir

Çölde yaralı ceylanların suyu araması
Serçenin şahin sürüsünde yolculuğu
Tutunacak bir dal bulma arzusudur umut
Karıncanın baharı bekleyişi
Baykuşun gece sevdasıdır


Askerin mektup hasretidir umut
Gurbetteki sevgiliyi özlemek
Bir elin kapıyı çalma düşüdür
Telofonun zil sesini dinlemek
Ahizeyi gözlemektir umut
Geleceğe dair kurulan düşler
Şafakta güneşi beklemektir umut

Mahkumun kelepçelerinde özgürlük
Sürgünün yüreğindeki sıladır umut
Yasaklı türküdür sazı bekleyen
Sessiz bir sesleniş
Dağlara okyanuslara sürükleniştir umut


Bolat ÜNSAL  

"Life isn't about waiting for the storm to pass. It's about learning to dance in the rain!"

#14 Pandora

Pandora

    Lô - Lâ

  • Leden
  • 6407 berichten
  • Geslacht:Onbekend :)

Geplaatst op 23 oktober 2008 - 00:34

I Am

by John Clare

I am: yet what I am none cares or knows,
   My friends forsake me like a memory lost;
I am the self-consumer of my woes,
   They rise and vanish in oblivious host,
Like shades in love and death's oblivion lost;
And yet I am, and live with shadows tost

Into the nothingness of scorn and noise,
   Into the living sea of waking dreams,
Where there is neither sense of life nor joys,
   But the vast shipwreck of my life's esteems;
And e'en the dearest - that I loved the best -
Are strange - nay, rather stranger than the rest.

I long for scenes where man has never trod,
   A place where woman never smiled or wept;
There to abide with my Creator, God,
   And sleep as I in childhood sweetly slept:
Untroubling and untroubled where I lie,
The grass below - above the vaulted sky.

Geplaatste afbeelding


Gerçi ezelden beri zırhsızım.. Acıları dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var ..

My Music


#15 uzman

uzman
  • Leden
  • 1448 berichten
  • Geslacht:Man

Geplaatst op 23 oktober 2008 - 08:46

Rüzgârın Dilinden Gülümser Hâlâ

Onun adı çiçekti ve bulvarlar
Baharla çalkalanırdı o yürüdükçe
Başaklar hışımla çoğaltırdı tanelerini
Bereketli bir umut tarlasıydı gülüşü
Adı bir çağlayanın kepire dökülüşü
Türküleri ateşten ve hüzünden biçilirdi
Özlemle tomurcuk vururdu gözlerinde
Kaç körpecik baş sunulmuş yarınlar
Dirençler yaprak yaprak boy atar akşamlarında
Ki onun adı rüzgâr
Kaç denizi ateşe vermiş öfkesi
Yemyeşil bir düğünde coşturur bozkırları
Dağ kesilmiş kederler diz çöker bakışlarında
Halaya durur sarı
Sonra ansızdan yitti
Bir isyan şarkısına karıştı sesi
Derler ki
Filistin askısında ölümle alay etti
Derler ki
Rüzgârların dilinden gülümser hâlâ
Bilinen son adı kardelendi


Adnan Durmaz




0 gebruiker(s) lezen dit onderwerp

0 members, 0 guests, 0 anonymous users